Ulaş GÖKTAŞ; Tağşiş’li Gıdalar Halk Sağlığını Tehdit Ediyor

Has Parti Antalya İl Başkanı Ulaş Göktaş; “Son günlerde gıda ürünlerine eklenen katkı maddelerinin tüketiciyi yanılttığını ve insan sağlığını tehdit ettiğini belirterek gelinen noktada yaşadıklarımız bir gıda terörüdür.” dedi.

Has Parti Antalya İl teşkilatında gerçekleşen Basın Toplantısı’nda Tağşişli gıdalar hakkında basın ve kamuoyuna bilgiler veren Ulaş Göktaş basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

Gıdalarda tağşiş ne demek? Gıdalarda tağşiş, gıdaların kodekse göre izin verilen kendi özellikleri dışında, değersiz veya değeri düşük malzemelerin katılmasıyla yapılan hiledir.

En çok görülen hileler %100 dana diye satılan sucuk, salam, sosis gibi gıdalara tavuk, hindi, at, domuz gibi etlerin veya nişasta ve soya gibi ürünlerin karıştırılmasıdır.

Bunun yanında kaşar peynirine nişasta, margarin, yoğurda jelatin, bala glikoz, toz antepfıstığına yer fıstığı, bezelye vs. karıştırılmasıdır.

Gıda Tarım ve hayvancılık bakanlığı’nın son günlerde yürüttüğü denetimlerde gösteriyor ki Türkiye’ de gıdalarda yapılan tağşiş yani hileler artık ciddi ve tehlikeli bir boyut kazanmıştır. Bakanlığın bu firmaları tespiti ve firma isimlerini açıklaması halk sağlığı açısından çok önemlidir. Denetimlerin ve laboratuvar analizlerinin sıklaşması hileli ürün üreten firmalar içinde caydırıcı bir önlemdir.

Denetimler her ne kadar sıklaştırılsa da binlerce gıda üretimi yapan firmalar, restoranlar ve oteller için yetersiz kalmaktadır, bunun için Bakanlığın denetim kadroları arttırılmalıdır. Denetimlerin yetersizliğini fırsat bilen firmalar gıdalarda hileye başvurarak ürünlerini sunmaktadır. Bu durumda en iyi denetçi bilinçli tüketicidir. Gıda güvenliği konusunda şüphelenilen durumda halkımız Alo 174 hattını arayıp şikayetini ve şikayet sonucunu takip edebilirler.

Tağşişli ürünü nasıl anlarız?

10 kilo sütten 1 kilo kaşar peyniri üretilebiliyor buna işçilik, ambalaj, nakliye depolama, market kârı gibi maliyetleri koyun 1 kilo kaşar peynirinin satışının en az 14-15 TL olması gerekir. Piyasada 5-6 TL’ ye satılan kaşar peynirinin hileli olduğunun tespiti için laboratuvar analizine bile gerek yok. Bir gıda bu fiyata satılıyorsa yani normal değerinin kat kat altında satılıyorsa hilelidir.

Yine 1 kilo sucuk 10 TL’ye satılıyorsa etin kilosu ve maliyet düşünülürse hileli olduğu düşünülür.

Nasıl olurda antepfıstığı içi bütün olarak kilosu 45 TL’ye satılır da toz antepfıstığı kilosu 4-5 TL olabilir, içine leblebi tozu ve bezelye karıştırılarak olur. Türkiye’de birçok otelde bu toz antepfıstığı kullanılmakta tüketiciye antepfıstıklı baklava değil bezelyeli baklava yedirilmektedir.

Bazıları diyebilir; ama halkımıza ucuza sucuk, kaşar peyniri, tereyağı yediriyoruz. O zaman bunu ambalajında yaz, tereyağı değil margarin yaz, sucuk değil tavuklu veya at etli şarküteri yaz, kaşar peyniri değil margarinli peynire benzeyen ürün yaz. Tüketiciyi kandırma.

Okul kantinlerindeki tehlike

Birde hazır köfte sorunu var özellikle okul kantinlerinde satılan bu köfteler kilosu 3-4 TL’ye satılmaktadır. Bu ürünlerde dana eti kullanılmıyor, bu ürünlerde tavuk kemiği ve kırıntıların kıyma haline getirilmesi ile oluşan MDM dediğimiz ürün, iç yağ, soya vs. kullanılıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından isteğimiz çocuklarımızın sağlığını direk etkileyen bu ürünlerin kontrolünün yapılmasıdır.

Türkiye’ de tağşişli yani hileli ürünler o kadar çok ki bu basın toplantısında hepsini anlatmak mümkün değil. Tüketici ürün alırken etiketini incelemeli, örneğin dondurma almaya gittiğinde etikete bakmalı, üründe dondurma mı yazıyor yoksa aromalı buz mu? Piyasada satılan hazır dondurmaların birçoğu dondurma değil aromalı, meyveli buzdur. Veya sucuk almaya gittiğinde bakmalı üründe sucuk mu? Yazıyor yoksa sucuk benzeri ürün mü? Tabi bu etiketler o kadar küçük yazılıyor ki büyüteçle ancak okunabilir, etiketlerdeki bu açıklamalarda okunabilir büyüklükte olmalıdır.

HAS Parti Antalya İl Teşkilatı olarak önerimiz;

Halkımız ürün alırken etiket bilgilerini kontrol etmelidir.

Tağşişli ürün üreten firmaların denetimleri sıklaştırılmalı ve kamuoyuyla paylaşılmaya devam edilmelidir.
Marketlere satışını yaptığı ürünlerle ilgili sorumluluk yüklenmeli ve sattığı üründe hile varsa marketin de bunda sorumluluğu olmalıdır. Böylece tüketiciye ürün satışında kendi kontrollerini yapma zorunluluğu getirilmiş olacaktır.
Market, restoran ve oteller denetlenerek faturaları incelenmeli değerinin çok altında alınan veya satılan ürünlerin denetimine ağırlık verilmelidir.

Böylece müşteri bulamayacak olan tağşişli ürün üreten firmalar rekabette tağşiş yaparak fiyat düşürmek yerine kaliteli ürün üreterek rekabet edecektir.

Özellikle ithal edilen jelatin gibi katkı maddelerinin domuz jelatini olup olmadığı laboratuvar analizleri ile tespit edilmeli ve ithal edilen jelatin domuz jelatini ise bunun hangi gıdalarda ve firmalarda kullanıldığı tespit edilmeli ve varsa domuz jelatini kullanılan ürünler kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

MDM yani tavuk kırıntılarından oluşan kıymanın gıdalarda kullanımı yasaklanmalıdır.

Gıda Kodeksinde ürün tebliğleri gıda tağşişine izin vermeyecek şekilde yenilenmelidir. dedi.

Antalya (AHA) 08.06.2012, Hüseyin ERGİN


Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *